RÜYA

Kapım çalınsa,
Bir bahar sabahı.
Pembeleşen bulutların arasından,
Gökmavisi libasınla çıkıversen karşıma.
Altın sarısı saçların,
Düşmüş olsa omuzlarına..
Sabah vakti gibi,
Tabtaze teninde bir çiğ tanesi görsem.
O çağla yeşili gözlerin,
Yeni doğan bir gün gibi,
Açılsa yavaş yavaş.
Güneşin ilk ışıklarıyla açılan gonce dudakların,
Birşeyler söylese hep yavaş yavaş.
Yok! Ama sus!
Bir şey söleme.
Seni bu halinle seyretmek istiyorum,
Senelerce…

MERHABA

Kaybetsekte anılarımızdaki,düşlerimizdeki
yüreğimizdeki sevgileri,
kucak açıyor dünyaya
yeni doğan bir can bir gül, toprağa ekilen tohum.
Merhaba demiş inadına yaşamak istercesine
yıpranmadan yıpratılmadan sevgiler.
Sadece geceleyin olmuştur
kayıp giden bir yıldızın hissettiğimiz varlığı geceleyin olmuştur
düşlerimizin saflık ayarı ve geceleyin görmüşüzdür
en güzel rüyalarımızı.
Derin uykularımızda,
en duygulu seni seviyorum
sözcüğünü işitmişizdir analarımızdan…

Regaip Kandili

Hicri takvimde Recep Ayı’nın ilk Cuma gecesine denk gelen gündür.

Tüm İslam Dünyasının Regaip Kandili Mübarek Olsun

OYUNMUŞ

Hayatın gerçeğiymiş seni benden çalan
Kurduğum hayalmiş seni bana bağlayan
Uyandım ya karanlıklar içinde ansızın
Oyunmuş kapalı gözler ardındakiler

Ölmeden dünya gözüyle görsem son defa
Ağlama ardımdan inan unuturum ben
Çektiklerim cilvesiymiş hayatın derim
Ağlama ardımdan ağlama unuturum

Zaten hiç mutlu olmadım ki şu dünyada
Şansım yokmuş anamdan doğduğumdan beri
Belki güler dedim kader bir gün banada
Gülmedi iki gözüm boşver sen aldırma…

YALANCI BAHAR

Mutluluk sıkışmışken zamanın çıkmazlarında,
Saatim hep aynı kedere ayarlıyken,
Hüzün aşıkken bakışlarıma,
Yalancı baharlar, gözyaşı getiriyorlar kapıma,
Aldanıyorum umut maskesi takmış, hıçkırıklara.

Yıllar umursamaz ve hovardayken,
Yaşadığım her aşk bir savaş, her savaş bir yıkımken,
Yorgun bedenimin ayrılığa daha borcu bitmemişken,
Düşüncen tüm benliğime sinmişken,
Hayat, dikenli tellerini örüyor üzerimde,
Kurtulmaya çalıştıkça sensizlik kanıyorum,
Kanadıkça kurtulmaya çalışıyorum.

Kalbimi sökerken yerinden, ellerinle,
Nefessiz bırakırken, karanlık dar odalarda,
Savururken bedenimi acımasızca, rüzgarınla,
Bakışların sabır olup çıkıyor karşıma,
Kızamıyorum, azar azar yok olmama rağmen sana…

Elmalı Pasta

Saygıdeğer clupmania.org ziyaretcisi hadi gelin hep birlikte bir elmalı pasta yapalım , yapalım ama nasıl olacak bu pasta ?

Malzemeler ;

1 Paket petibör bisküvi

5 Elma

1 Su bardağı kıyılmış ceviz içi

3-4 Yemek kaşığı şeker

2 Tatlı kaşığı tarçın

1 Paket krem şanti

1 Su bardağı soğuk süt

Bir miktar hindistan cevizi

Hazırlanışı

Öncelikle elmaları rendeliyoruz , şekerlerimizle bir güzel pişiriyoruz , piştikten sonra tarçını ve cevizleri ekliyoruz , ben elma ve tarçın uyumunu çok seviyorum aslına bakarsanız birbirine çok yakışıyorlar , elmalı harcımızı soğutmaya başlıyoruz..

Bisküvilerimizi yumuşaması için süte batırıp borcamıza bir kat şeklinde diziyoruz ve üzerine yapmış olduğumuz elmalı karışımı döküyoruz. Bu işleme 3-4 defa tekrar ederek en üstünü bisküvi ile kaplıyoruz.

Üzerine krem şantiyi ve sütümüzü çırpıp , bisküvilerin üstüne süreceğiz , hindisyan cevizimizide döküp süslüyoruz..

Afiyet olsun

GizemliSohbet.CoM / Alıntı yapacaksanız lütfen link veriniz.
http://gizemlisohbet.com/2008/06/29/elmali-pasta/

Örf-Adet-Gelenek-Görenek


ÖRF

Örfler, ço u zaman toplumun katı beklentileri olarak nitelenen birtakım örnek tutum ve davranışlardır. Örfler, aynı zamanda toplumu, herhangi bir de er sisteminin bünyesini oluşturan temel taşlarını da temsil ederler. Bu de erler sistemi, toplumsal yapının durumuna göre giderek özel bir hukuk sistemine göre ya da o sistemdeki bir yasa maddesine de gerekçe olur.
Örflerin bireyle birey, bireyle aile, bireyle komşular ve akrabalar, bireyle halk ve ulus arasındaki ilişkileri, davranışları, tutum ve tavırları düzenleyen ve belirleyen işlevleri vardır. Toplumun her üyesini sürekli olarak baskı altında tutan örfler, zorlayıcı yaptırıcı ya da yasaklayıcı yaptırımlarıyla bireyin grupla cemaatla ya da toplumla uygunlaşımını sa larlar. Öte yandan cins, yaş, sınıf ve mesleklere göre belirlenmiş çeşitli örfler bunlar arasında ba lantıyı koruma, kollama, pekiştirme ve denetleme işlevleriyle de yüklüdürler.
Örflere karşı çıkma kimi toplumlarda yasaya karşı çıkmayla bir tutulur; hatta zaman zaman yasaların da üstünde tutularak katı ve ba ışlamasız bir tutumla birey cezalandırılır.

ADET
Adetler, tıpkı örfler gibi birçok sosyal içerikli ilişkiyi düzenlemekte, yönetmekte ve denetlemektedirler. Toplumsal yaşamın düzenli gitmesinde, kuralların uygulanmasında adetler etkili olmaktadırlar; örne in karşılama ve u urlamalar; yemek ve sofra düzenleri; geçiş dönemleriyle ilgili kutlama ve kutsamalar; kız isteme, nişanlılık ve evlenme usülleri; cinsler, yaş grupları, meslek mensupları arasındaki ilişkilerin biçimleri; selamlaşma, hatır sorma sırasında uyulması gereken kurallar; bayramlar, mevsimler, önemli günlerle ilgili davranış biçimleri; ‘yas alma’, ‘baş sa lı ı dileme’ gibi durumlarda söylenecek sözler, takınılacak tavırlar ve tutumlar adetlerin alanına girerler.
Adetler çeşitli kökenlerden kaynaklanmış ve biçimlenmişlerdir; bunlar içerisinde geçmiş zamanların yaşama biçimleri, dünya görüşleri, ilginç rastlantı ve olaylar önemli bir yer tutarlar. Bir toplumda, toplumun bütününü ilgilendiren adetler oldu u gibi, çeşitli mesleklerin, mezheplerin, etnik grupların v.b. kendilerine özgü adetleri vardır. Adetlerin pratikteki uygulanışını giderek gelenekleşmesini sa layan bu konuda bilinçli yada bilinçsiz görev üstlenen yaş ve cins gruplarıyla dinsel liderler, dernek yöneticileri, oyun grubu başkanları bulunmaktadır. Kimi adetler oldukça dura an ve sürekliyken, kimisi de zamanla de işebilen niteliktedir. Adetlerden bir bölümü toplumun büyük de işim çalkantısına ayak uydurarak özlerinde ve biçimlerinde sınırlı de işmelere uyarak benliklerini bir dereceye kadar korurken, bir bölümü de tıpkı canlı organizmalar gibi etkinli i ve dirili ini zamanla yitirerek gün gelir ortadan kalkarlar.

GELENEK
Gelenekler geniş anlamıyla bir kuşaktan ötekine geçirilebilen bilgi, tasarım, boş inanç, yaşantı biçimi; daha geniş anlamıyla maddi olmayan kültürdür. Dar anlamda ise, kuşaklar boyunca bir toplumun örne in kutsal yada politik işleri gibi önemli konulardaki görüşlerdir. Gelenekler sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılırlar. Tıpkı adetler gibi, ama onlardan daha güçlü olarak toplumsal yaşamın düzenlenmesinde ve denetlenmesinde önemli rol oynarlar. Nitelikleri bakımından genellikle tutucu olan gelenekler aile, hukuk, din ve politika gibi toplumsal kurumlar üzerinde etkilidirler; bilim ve sanat, geleneklerin daha az etkisi altındadırlar. Bireyin ba lı bulundu u grubun yada toplumun geleneklerine karşı çıkması, bu karşı çıkışın derecesine göre bireyin toplulukça afarozundan saldırıya u ramasına, hor görülmesinden alaya alınmasına kadar genişleyen tepki türlerinde biçimlenir. Geleneklerin tıpkı örfler gibi yasalarla belirlenmiş türleri vardır. Yasa, geleneklere ve onlara aykırı davranışlar için verilecek olan cezaları bir ölçüye sokmaya çalışır. Gelenekler, genellikle yasalardan çok daha geniş bir alanı yönetirler.

GÖRENEK
Görene in örfe, adete, gelene e bakarak yaptırım gücü daha zayıftır. Örfteki yapılma zorunlu u, adet ve gelenekdeki yapılmalı özelli i görenekteki yapılabilme özelli ini alır. En yalın tanımıyla bir şeyi görüle geldi i gibi yapma alışkanlı ı olan görenek, öteki sosyal alışkanlık gibi gerekli ve uygun görülenleri kapsar. Ama bunların mutlaka yerine getirilmesini istemez. Öteden beri yapıla gelmekte olan, fakat henüz adet durumunu kazanmamış olan bu davranış biçimlerine grubun, toplumun gelişmesin uygun yenilikler eklenir. Bunlar süreklilik kazandı ı gibi, bir süre sonra ortadan kalkabilirler.
Görenekler, günlük yaşantımızın gerekli gördü ü ilişkilerin düzenlenmesinde, bireyler arasındaki sürtüşmeleri azaltmakta, toplumsal ilişkilerin kolaylaşmasında, belirleyici rol oynarlar. Komşu ziyaretlerinde, hasta yoklamalarında alış-verişte, ortak taşıtlara inip binmede, tanışma ve tanıştırılmalarda nasıl davranılaca ını belirleyerek ilişkilerin düzenli gitmesine yardımcı olurlar.

Tr-Ing Archive’s

Merhaba saygıdeğer clupmania.org ziyaretcisi şimdi size özel Tr-Ing Kelime arşivimi sunacağım. Şimdilik sadece 10 adet ilerleyen günlerde yorumlarınıza göre devamı gelecektir..!

1- Merhaba / Hello

2- Nasılsınız / How are you

3- Kaç yaşındasınız / How old are you ?

4- Nerede yaşıyorsunuz / Where are you living

5- Selam / Greeting

6- Tatil nasıl gidiyor / How is the holyday going

7- Aşk Nedir / What is the love

8- Size aşık oldum / I fell in love with you

9- Benimle evlenirmisin / Do you get maried with me

10- Gözleriniz çok güzel / Your eyes very beautifoul

Dilenci

Sen hergün köşebaşlarında
Yırtık urbanla kirli ellerinle
Avuç açan, sefil insan.
İnan yok farkımız birbirimizden
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse
Ötekinden isteyeceksin.
Ama ben tüm yaşamım boyunca
Tek bir kez dilendim
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
Öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

Atilla İlhan

Atilla İlhan
1925 te Izmir in Menemen ilçesinde dogdu.Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ndeki yüksek ögrenimini yarida birakti, gazete ve dergilerde çalisti. Demokrat Izmir Gazetesi Genel Yayin Müdürlügü ve Basyazarligindan Ankara da Bilgi Yayinevi Danismanligina geldi (1973-1980). Senaryolarinda Ali Kaptanoglu adini kullandi. Belli basli filmleri: Yalnizlar Rihtimi (Lütfi Akad), Atesten Damlalar (Memduh Ün), Rifat Diye Biri (Ertem Gönenç), Soför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini Istanbul (Aydin Arakon).
11 Ekim 2005 tarihinde Istanbul‘da yasamini yitirdi..

BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Continue Reading…

MuroForuM